Bu yazı bir süredir kafamın içinde bir yerlerde yazılmayı bekliyordu; bugünü bekliyormuş.
Öncelikle yazılarını -genel olarak yaklaşım açısını- fevkalade bulduğum, beğendiğim Altan Tanrıverdi’den bir alıntı yapmak isterim:
‘Doğrusu da budur. Diğer taraftan “senin yerinde olsaydım” ibaresi ile başlayan cevaplar da yanlış sayılmaz ki birazdan ben de öyle yapacağım.’
Yazının tamamı da oldukça ilginç ve şuradan okunabilir.
Tanrıverdi yazısında, “deneyimli bir programcıdan çaylağa nasihatler” kabilinden -doğru yorumlayabildiğim ölçüde- diğer unsurların yanında, satır aralarında önyargılardan kaçınmak gerektiğinden de dem vuruyor.
Ben de fikirlerimi bu çerçeveye oturtmak bu buradan yola çıkarak düşüncelerimi geliştirmek isterim:
“Çok bilen çok önyargı sahibi olandır.” genel olarak doğru bir önerme olarak kabul görebilir, ta ki “düzgün fikir sahibi olmak” ile “önyargı sahibi olmak” ayrıştırılabilsin.
Son günlerde heyecanlı gençleri sıkça görüyorum: “Hoca, iyi diyorsun da, falancayı filanca şekilde yapsak daha iyi sonuç alamaz mıydık?”
…ve sıkça yanıtlıyorum: “Ben benchmark severim. Görelim!”
Doğal olarak işbu genç arkadaşlarımızın bir çoğu “Görürüz!” diyor da arkasını -adı üstünde “gençlik” hezeyanının sonucu- bir türlü getiremiyor.
Oysa ben ne söylüyorum? “Disiplinli düşünebilme yetisi en büyük yetenektir.”
“Disiplinli düşünme” ya da “düşünceyi disiplin altına alma” derken bir yöntemler bütününden söz ediyorum; önyargılardan değil.
Devlet dairesinde memur olacak kişiler yazının bundan sonrasını okumayabilirler, ancak gelecek için kendinden bir şeyler bekleyenler okumaya devam etmeli.
- Eğitim sistemimiz ne yazık ki analist yetiştirmek üstüne değil, “vasat adam” yetiştirmek üstüne kurulu. Bu sistemden “ukala papağanlar yetiştirmek” durumundan ötesini -ne yazıktır- elde edemiyoruz. Çocuk pırıl pırıl, harika bir sistem çözümleyicisi olacak, biz ona “hayır!” diyoruz, “önce üniversite bilmemne hadisesini kazan!” ve beynini böylece -o vakte kadar elimizden kurtarabilmişse bile- düdüklüyoruz, dimağının ırzına geçiyoruz. Ondan sonra da oradan mezun olunca adama (bakın artık “adam” oldu) “haydi, sistemlerimiz, kıçımız başımız sana emanet!” diyoruz. (Tabii işin böyle olduğunu bildiğimiz için demiyoruz ama sistem buna yönelik)
- İşbu (artık) “adam” mektebi bitirdikten sonra elimize düşüyor ve dünyanın gerçekte kaç bucak olduğunu biraz olsun görmeye başlıyor: Zaten düdüklenmiş beyniyle (özellikle yazılım sektöründen söz ediyorsak) okulda hoca olmaktan gayrısını başaramamış hocaların elinde, beyni çift kat düdüklenmiş adamdan söz ediyoruz. Söz ediyoruz ve bu adamların sektörde “insan kaynağı” diye ortalıkta dolaştığını da böylece söylüyoruz.
- “Kendini geliştirmek istiyor musun? Unut!” diyoruz, “okulda ne öğrendiysen unut, çünkü hepsi ya önyargılı, ya yanlış, ya eksik ya da düpedüz palavra! Yeni doğmuşsun gibi yap. Aç bak, dokümantasyon orada. En başından oku, hepsini oku. Sonra gel bize anlat ‘ruby fastcgi ile şöyle çalışırmış’, ‘python aslında ne kadar şahaneymiş, php bilmemneymiş’. ama önce oku! Edindiğin bilgiyi sınıflandırmak için, sana uygun gelebilecek bir yöntem geliştir. Bunları yapmıyorsan, ancak devlet dairesinde memur olursun. Çocukların da devlet dairesinde memur olur.”
Bunları söylerken devlet memuru olma durumunu aşağılıyor muyuz? Hayır. Haddimize düşmez. Öte taraftan, bir yazılımcının devlet memuru ya da okulda hoca olmak için hakikaten çok rasyonel gerekçeleri olmalı. Sizin kişisel olarak verebileceklerinizin çok çok sınırlı olduğu bir ekosistemde isterseniz allame-i cihan olun, hiç ama hiç bir şeyi değiştiremezsiniz. Oysa, bir yazılımcı “bir şeyleri daha doğru yapmak” için vardır; öyle yazılımcıdır.
Önceki gün yazdığı kod hakkında (istediği kadar iyi çalışıyor olsun) şüpheye düşmeyen adama dahi artık yazılımcı değil “kod ağası” denir.
Öğrendiklerinizin, uzun süredir eski öğrendiklerinizin yerini almaması durumunu gözlemliyorsanız (yaşınız kaç olursa olsun) kod yazmaktan elinizi-ayağınızı-eteğinizi çekmenin vakti gelmiş demektir.
Yok, aksi durumda diretiyor ve üstelik ukalalık yapmaya kalkıyorsanız, yeri burası değildir!
Etiketler: Akıl-fikir, Yazılım
-
Bu yazınızı üniversite de bilgisayar programcılığı bölümlerine duyuru olarak asmalılar. Elbette buna eğitim kurumları asla izin vermeyecektir. Ancak gerçekler tamda bu yazınızda ki gibi olduğundan kimse üstünü örtemez.
Programcılık eğitimleri verenlerde alanlarda (hepsi değil tabi ama ciddi sayıda) gerçek yaşam ve iş koşullarından çok ama çok uzaklar.Buna güzel bir örnek gördüm geçenlerde. Bir forum sitesinde bilgisayar programcılığı 2. sınıf bölümü öğrencisi olduğunu söyliyen bir arkadaş dönem ödevine yardım!! için şöyle yazmış; “Öğrenci kayıt sistemi yazmam gerekiyor. Forumda örnek bulamadım bana uygun bir program elinde olan varsa gönderebilir mi ?” Eeee bu kadarına pes yani demek düşüyor bize.
Yazı çok güzeldi teşekkürler. -
Güzel yazı olmuş,okurken kendi yaşadıklarım da gözümün öne geldi okul bittikten sonra sizin dediğiniz gibi pek birşeyler öğrenemediğimin farkında idim bilmediğimi biliyordum yani.Ama ben bu işi yapacağım, yazdığım kod ile hayatımı kazanacağım dedim. İnat, heyacan, cahil cahaleti buna ne nederseniz deyin.Sonra ilk adım olarak en en azından okuğu mu anlayacak kadar ingilizce bilmem gerektiğni fark ettim çünkü türkçe bilgisayar kitaplarında doyurucu bir içerik yoktu.Bunu yaptım hatta ilk okuduğum kitap PHP 5 Power Programming idi.Sonra başkaları nasıl yazıyor onu öğrenmem gerekti.İlk açık kaynaklı yazılım elime geçen PHP-Nuke oldu.Satır satır inceledim.Yazan kişi OOP kullanmamış çünkü henüz php içinde oop desteği yoktu hatırladığım kadarı ile.Kısa keseyim sonra şirketlere başvurdum tabi olumlu bir cavap alamadım.İnternet üzerinden iş yapmayı denedim http://www.scriptlance.com burada iş vardı para da vardı aldığım işleri yapıyordum ve çoğundan da memnun oluyorlardı fakat çok küçük paralar kazanıyordum bu yüzden sizin dediğiniz o memurlar dan oldum sonun da…Bir üniversitenin bilgi işlem bölümünde çalışıyorum … Heycan burada bitti,yeni şeyler öğrenme isteğide…

2 yorum
Bu yazının yorumlarına abone ol
İzleme linki: http://can.logikit.net/2010/04/21/onyargilar-uzerine/trackback/